arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘snowboard’

Uludağ Kaçamağı

Perşembe, 05 Şub 2009

Zeyno’ydu, Dubai’ydi, arkadan Yaso’ydu derken, Alev kayak yapmayalı 5 yıl, ben de yapmayalı 3 yıl olmuş. Uludağ’a da Alev çocukluğundan beri, ben de en son bir şirket gezisinden bu yana gitmeyeli çok uzun bir zaman geçmiş. Geçtiğimiz 3 gün boyunca uzun bir aradan sonra Türkiye’nin ilk ve herhalde hala en çok tanınan kayak merkezindeydik. Muhtemelen ilk kayak yapılan yer değildir ama ilk kayak merkezi denilebilecek yerdir Uludağ. Amacımız içinde olduğumuz harala güreleden kısa bir süre de olsa çıkmak, farklı bir yerde bulunmak ve nefes almaktı.

Bu hedefimize de ulaştık diyebiliriz. Yeni açılan ikinci bölge ile beraber Uludağ’da pist ve otel seçeneği artmış. Biz Grand Yazıcı’da kaldık ve daha çok Tutyeli’nden kaydık. Gördüğüm kadarı ile son zamanda en çok atak yapan işletme Ağaoğlu olmuş. 2 ya da 3 telesiyej, bir o kadar da teleskileri var. Bir de birinci bölge ile ikinci bölge arasında gidip, gelen toplam altı gondolluk bir teleferikleri. Özellikle benim gibi snowboard’la teleski çıkışını sevmeyenlerdenseniz, geniş telesiyej seçeneği önemli. Bir akşam üstü pek de sessiz olmayan “Silence” barında çay içtiğimiz Alkoç’larda otelin içini güzel yenilemiş.

Tabii Uludağ’ın temel problemi, biz Türklerin temel problemi. Ortak aklı kullanıp, güç birleştirip, pastayı büyütememek. Herhalde dünyada bu seviyede olup da her otelin kendi teleski veya telesiyej’ini işlettiği ve ortak bir kartla hepsini kullanamadığınız bir yer daha yoktur. Neden işletmeler böyle bir yerin ortak cazibesini arttırıp, sonra da daha büyük bir pastayı paylaşmak istemiyor hayret. Neyse rahmetli Vehbi koç’un her profesyonele tavsiye ettiği pilleri şarj etme hikayesi önemli, aradan yeniden bir enerji alıp, gelmek gerekiyor.

Kategorilenmemiş , , ,

Hafta Sonları

Pazar, 25 Oca 2009

Yaşadığım anı her yerde anlatıyorum. INSEAD’daki yönetici eğitiminde, dersi veren profesyonel iş koçu sordu: ‘ Sizce iş-yaşam dengesini hangisi daha iyi anlatır, bir terazi mi, yoksa bir üçgen mi?’ Tabii herkesin aklına denge deyince önce terazi geliyor. Koç, doğru yanıtın üçgen olduğunu söyledikten sonra tahtaya bir üçgen çizdi. Bir köşesine iş, bir köşesine de aile yazdıktan sonra sordu: ‘ Sizce bu köşede ne olmalı?’. Bir süre tartışıldıktan sonra doğru yanıt bulundu. Son köşede de “sen” olmalıydı. Yani asıl denge iş ve aile arasında değil, aslında kendine ait bir şeyler yapabildiğinde sağlanıyor. Haftada bir kaç saat dahi olsa, insanın kendine zaman ayırabilmesi, nefes alabilmesini, gerçek anlamda rahatlamasını ve pillerini şarj etmesini sağlıyor.

Benim gibi bir tempoda çalışıyorsanız, ve biri 3.5 diğeri ise 6 aylık iki kızınız varsa, bu zamanı ayırmak da hiç kolay değil. Hele hele hafta içi neredeyse olanaksız. Dolayısı ile geriye ancak hafta sonları kalıyor. Tabii hafta sonları aynı zamanda ailenize ait. Ben hem aileye, hem de kendime ait bir aktivite yapabildiğim hafta sonlarında gerçekten dinleniyorum. Bir süredir Göktürk’de oturuyoruz. Bu çevrede hafta sonu aile aktivitemiz eşim ve büyük kızımla beraber kapalı havuzda yüzme. Son zamanda buna bir tane de kendim için aktivite eklemeyi başardım. Bizim buradaki Kemer Mall adlı alışveriş merkezinin içinde Kemer Kayak diye bir yer var. Buraya ilk taşındığımız zaman dışarıdan bir spor ürünleri mağazası zannettiğimiz yer, meğerse bir kayak ve snowboard eğitim merkeziymiş. Kapalı bir alanda, istenilen eğimi alan ve bir kar pisti dokusu verilmiş yüzey üzerinde ciddi bir efor harcanarak, dağa gitmeden ciddi bir eğitim alınabiliyor. Aynı zamanda saatte yaklaşık 700 kalori harcanan bir egzersiz de yapılmış oluyor. Tabii bu tip bir aktivite çok da uzun süre sadece sana ait kalmıyor, bir bakıyorsun eşin de ders almaya başlamış :)

Kategorilenmemiş , , , ,