Yarın Çok Geç Olacak3 Yorum Var
İçimi kemiren duygu bu aralar çok sık karşıma çıkıyor. Kızlar büyüyor ve ben gerçekten onlarla bu süreci paylaşıyor, yaşıyor muyum? Yoksa zaman hızla ellerimin arasından kayıyor ve ben de bir daha asla geri gelmeyecek anları ıskalıyor muyum?
Sadece fiziksel olarak orda olmaktan bahsetmiyorum, elimden geldiğince evde olduğum zamanı maksimize etmeye çalışıyorum. Ama zihnen ve ruhen orda olma konusunda kendimden hiç emin değilim. Bir çok kereler kendisi evde, zihni ve ruhu başka bir gezegendeki birisi halinde yakalıyorum kendimi ve bundan hiç de hoşnut olmuyorum. Bu alemin içindeki işadamları, profesyonel yöneticiler olarak hepimiz şunu biliyoruz. Herşeyin muhakkak bir bedeli var, her seçim bir anlamda bir vazgeçiş manasına gelir. Ama daha iyi bir denge sağlamak mümkün olabilir, aslında içten içe bunu da biliyor, yapmak istiyoruz. Hem başarıyı devam ettirmek, hem kariyer gelişimine devam etmek, hem de aileye ve kendine ayırdığın zamanı biraz daha arttırmak, biraz daha iyi organize olmak aslında olanaksız değil.
Çorlu’da HP üretecek Foxconn fabrikasının açılışı için geçen hafta benim de çok başarılı bulup, beğendiğim bir Kıdemli Başkan Yardımcımız Türkiye’deydi. Yediğimiz akşam yemeğinde konu döndü, dolaştı çocuklarına geldi. Her hali ile çocuklarının dönüştüğü kişilerden memnun olduğu, onlarla gurur duyduğu belliydi. Ama gayet başarılı bir kariyer sonucunda, oldukça iyi bir mali duruma erişmiş olmasına rağmen, içi çocuklarına gerçekten ayırdığı zaman konusunda rahat değildi. Bana kızını bir kere bile okuldan alamadığını, oğlunun hemen hemen tüm doğum günlerinde seyahatte olduğundan yakındı. Anladığım kadarı ile büyümüş ve babalarının onlara verdiği özgürlükten ve sevgiden memnun olan çocukları, iş böyle anlardaki hatıralarına geldiğinde, babalarına geçmişi anımsatmaktan hiç geri kalmıyorlar, orda olmadığı ona hatırlatıyorlardı. Bana tam olarak şunu söyledi ” Eğer her ay bir, iki kere kızımı okuldan alsaydım, bazı seyahatlere bir gün geç çıkıp, ya da bir gün erken gelip, oğlumun doğum gününde olsaydım ne kariyerim, ne de HP’ye katkım daha kötü olurdu”.
Ne gerçekten başarı için gerekli, neyi aslında kendimiz yapıyoruz, zamanımızı ve önceliklerimizi nasıl organize ediyoruz, tekrar tekrar bakmamız, sürüklenmemiz gerek. Söylemesi kolay, yapması zor. Ama yarın hakikaten de çok geç olabilir.

